E-BELEDİYE

Akhisar Belediyesi

Zeytin’den Sevgi’ye

AKHİSAR BELEDİYESİ

1-7 Kasım disleksi farkındalık haftası

07.11.2017

Disleksi, ilk kez İngiliz Doktor W.P Morgen tarafından 1896 yılında tanımlanmıştır. Morgen’a göre Disleksi “Doğuştan Kelime Körlüğüdür.” İlk olarak yapılan bu tanımlamadan sonra günümüze kadar birçok disleksi tanımı yapılmıştır. Amerikan Psikiyatri Birliğinin (APA 2001) tanımına göre disleksi, zekası normal ya da normalin üstünde olan bireylerin, standart testlere göre yaş, zeka düzeyi ve aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda okuma, matematik ve yazılı anlatım düzeyinin beklenenin önemli ölçüde altında olmasıyla tanısı konulan bir bozukluktur.

             Okumayı öğrenirken zorluk yaşama, okuma hızının beklenenin altında olması, yazarken ve okurken harf atlama, bozuk yazma, okurken kelimeleri değiştirerek okuma, yazarken sıra, satır atlama, okumakta zorlanma, yazarken zorlanma, harfleri birbirine karıştırma (b,d,p gibi), rakamları ters yazma, rakamları birbirinden ayırt etmede zorluk yaşama, okuduğunu anlama ve anlatmada zorlanma, çarpım tablosunu ezberlerken veya ritmik sayarken zorlanma, renkleri karıştırma, sağı-solu ayırt etmekte zorlanma, toplama ve çıkarma işaretini karıştırma, imla kurallarını uygun yazmakta zorlanma, noktalı ve noktasız harfleri yazarken ve okurken birbirine karıştırma gibi. Çocuğa disleksi tanısı konulduktan sonra, bu alanda çalışan özel eğitimci veya psikolog ile görüşmekte fayda vardır. Bu alanda çalışan psikolog veya eğitimciler çocuğun akademik olarak açıklarını tespit edip çocuğa uygun bireysel eğitim programı uygulamalıdır.

             Bu eğitim programında temel amaç çocuğu yaşıtları ile aynı seviyeye getirmek olmalıdır. Her çocuğun öğrenme şekli birbirinden farklıdır. Bu yüzden çocuğa uygun eğitimi uygulamak çok önemlidir. Uygulanan bu eğitim sırasında çocuğun aldığı eğitim kadar psikolojik durumu da oldukça önemlidir. Eğitim sırasında çocuğun kaybettiği öz güven geri kazandırılmalıdır. Çocuk motive edilerek öğrenmeye teşvik edilmelidir. Farklı yöntemler kullanılarak öğrendiğini gören çocuk öğrenmenin tadına varacak ve derslere karşı daha istekli olacaktır. Eğitim sırasında sabırlı olmak diğer önemli noktalardan biridir. Öğrenme Güçlüğü yaşayan çocuğa karşı sabırla, gerekiyorsa tekrar tekrar anlatılmalıdır.         

          Genellikle ilkokul çağlarında, okumaya başlama aşamasında kendini gösterebilir. Riskli çocukların özellikle okul öncesi dönemde dikkatle izlenmesi gerekir. Erken tanı oldukça önemlidir. Okul öncesi dönemde zekâsı normal olduğu halde konuşma gelişiminde gecikme, aşırı hareketlilik, algılama sorunları ve koordinasyon zayıflığı olan riskli çocukların öğrenme bozukluğu açısından değerlendirilmesi, erken tanı ve müdahale için önem taşır.

                   Erken tanı konulduğu oranda çocuklar akranlarına yetişebilmektedir. Ne kadar erken fark edilirse o kadar kolay bu güçlük aşılabilir. Disleksi’nin ilaç ile tedavisi mümkün değildir. Disleksi tedavisinde en etkili yöntem özel eğitim desteğidir. Çocuk akademik değerlendirmeye alındıktan sonra, bireysel eğitim programı (BEP) hazırlanır. Her çocuğun öğrenme süresi birbirinden farklıdır. Bu süreç içerisinde çocuk almış olduğu eğitim ile yaşıtları ile arasındaki farkı kapatmış olur.
          Bu kapsamda İlimizde, 1-7 Kasım Disleksi Farkındalık Haftası boyunca Manisa İl Sağlık Müdürlüğü ve bağlı kuruluşlarında görev yapan personele yönelik “Özgül Öğrenme Güçlüğü” konusunda hizmet içi eğitimler ve halk eğitimleri verilmekte, halkın görebileceği yerlere afişler asılarak, halkı bilgilendirme ve bilinçlendirmeye yönelik el broşürleri dağıtılmaktadır.

                                                                                                                                        Manisa İl Sağlık Müdürlüğü