E-BELEDİYE

Akhisar Belediyesi

Zeytin’den Sevgi’ye

AKHİSAR BELEDİYESİ

Başkanın Mesajı

 
MERHABA      
 
      Thyateira, Pelopeia, Semiramis, Köklüce; bu isimler 5 bin yıllık kent kültürüne sahip Akhisar’ımızın bilinen en eski isimlerinden bazıları. Akhisar, tarihi boyunca Prehistorik kültürler, Lidyalılar, Romalılar, Bizanslılar, Saruhanlılar ve Osmanlılar tarafından yönetilmiş ve bu medeniyetlerin önemli merkezlerinden biri olmuştur. Pek çok medeniyeti bağrında taşıyan ve tarihi çok eskilere dayanan ve geniş bir alan üzerinde kurulmuş olan şehrimizin bugün on dört mahallesi bulunmaktadır. Ulucami, Paşa, Şeyh İsa, Hashoca ve Efendi mahalleleri, şehrin tarihi dokusunu oluşturan halen daha doku örneklerini içinde koruyan mahallelerdir. Nispeten daha küçük olan bu mahallelerin batısında Seyit Ahmet, Reşatbey ve Atatürk mahalleleri bulunurken güneyinde Hürriyet ve İnönü mahalleleri ve doğusunda Cumhuriyet ve Hacı İshak mahalleleri bulunmaktadır. İlçemizin mahallelerini daha çok ortasından geçen İzmir-İstanbul, Akhisar-Gölmarmara ve köy yolları birbirinden ayırmaktadır.
 
     İlçemiz ekonomisinin bel kemiğini tarım ve tarıma dayalı sanayi oluşturmaktadır. Akhisar yaklaşık 830 bin dekar tarım alanına sahiptir. Bu alan bizi, Manisa merkez de dahil olmak üzere, Manisa’nın en büyük tarım arazisine sahip ilçesi yapmaktadır. Tarımsal üretimde ağırlık, zeytin, tütün, buğday, mısır, bağ, domates, biber ve kavun üretiminden oluşmaktadır.
 
Akhisar aynı zamanda yaklaşık 12 milyon zeytin ağacı  ile zeytincilik için çok ciddi bir merkez konumundadır. Üretip, işlediği 150.000 ton zeytin ile pazardaki yeşil zeytinin % 80 ini,siyah zeytinin % 30 – 40’ını, iç ve dış piyasaya tek başına sunmaktadır.
 
     Tarımın yanı sıra hayvancılıkta da Akhisar gerçek bir potansiyele sahiptir. Yaklaşık 11 bin adet büyük baş ve 62 bin adet besi hayvanının yanında 8 milyon adet et tavukçuluğu ve 2 milyon adet yumurta tavukçuluğu ile beyaz et ve yumurta sektöründe Türkiye’nin en büyük entegre tesislerine sahip olan ilçemiz Türkiye ve Dünyada, sektörde söz sahibi bir merkez durumuna gelmiştir.
 
      Maden ve madencilik konusunda gözle görülür bir potansiyele sahip olmasak da halen kömür, mermer, mozaik ve taş ocaklarında özel sektörün yoğun üretimi söz konusu. Son zamanlarda, rüzgar enerjisi konusunda enerji sektörünün ve özel girişimcilerin çok yoğun ilgisini çekmekteyiz.
 
      Sanayi alnında da potansiyelimiz her gün biraz daha gelişiyor. Şu anda hidrolik araç aksamlarında kendi alanında tek olan bir fabrikaya sahibiz, ülkemizin en büyük seramik fabrikalarından biri OSB’ miz de üretimine devam ediyor, Türkiye’nin  tek entegre fayton üretimi yapan fabrikası Akhisar’da, karasör üretimi, tarım alet ve makineleri,balata, motopomp, kriko, madeni yağ, plastik boru ve doğrama, sera naylonu, tekstil , ısıtıcı-soğutucu sanayi tipi buzdolapları ve fırınları, mobilya, elektrostatik toz boya ile de sektörde söz sahibiyiz. İş güvenliği malzemeleri, elektronik ve mekanik her türlü tartı, metal ambalaj, oto boya kabini, kürek, gübre, çelik kapı, kalorifer kazanı üretiminde de her gün biraz daha yol alıyoruz. Süt ve süt ürünleri üretimiyle, salça, şarap, rakı üretimi konusunda da dikkate değer bir konumdayız. Tabi bu arada, yufkamızı, kuru tatlılarımızı ve Akhisar’a yolu düşen herkesin yemeye doyamadığı Akhisar köftemizi de ayrı bir yere koymak gerek.
 
      Yakın ya da orta vade de tarih ve kültür turizmi alanında da önemli mesafeler kat edeceğimizi düşünüyorum. Geçtiğimiz yıl, Kültür Bakanlığı onayı ile Manisa Valiliği, Adnan Menderes Üniversitesi ve Akhisar Belediyesi arasında imzalana protokol ile”thyateira antik kenti” ve Hastane Höyüğü kazılarına başlandı. Kazı çalışmaları şu anda Prof. Dr. Engin Akdeniz başkanlığında yaklaşık 30 kişilik bir ekip tarafından yürütülüyor. Thyateira kazıları bilim çevrelerince tarihi aydınlatacak önemli kazılardan biri olarak gösteriliyor. Bu çalışmanın, bilim tarihine olduğu kadar eğer iyi okunursa Akhisar’a çok ama çok büyük katkılarının olacağına inanıyorum.
 
       Buraya kadar kısaca anlattıklarımızdan hareketle bir fotoğraf çekecek olursak, karşımıza çıkan manzara da, ilçemizin tarihsel ve kentsel alanda ciddi bir birikime sahip olduğunu görürüz. Elbette bu manzaranın ortaya çıkması kendiliğindenci bir süreçle kolayca gerçekleşmedi. Akhisar yakın zamana kadar ( 7-8 yıl öncesine kadar) kendi potansiyelinin, gücünün ve karakterinin birikimlerini açığa çıkaramamış, kendi handikaplarını aşamamış bir durağanlıkla yaşamına devam ediyordu. Kentte yapılan her çalışma, her çaba, tüm iyi niyetine rağmen bir rötuştan öteye gidemiyordu. Oysa ki kentin, kendi yaşamına gerçekçi bir müdahalede bulunabilmesi için kendi birikimlerinin farkına varması yeterliydi.
 
      Bu farkındalığı oluşturabilmek için, kentin bütün dinamikleri ile birlikte el birliği ve samimiyetle bir arada olmak gerektiğine inandık. Sonunda bu kentin bütün dinamikleri samimiyetle bir araya gelmeyi becerdi ve herkes taşın altına elini koymaya başladı Ortak aklın, katılımcılığın egemen olduğu bu sürecin bizi getirdiği sonuç ki bu bir sonuç değil gerçek bir başlangıç; Akhisar’ın  kendi ayakları üzerinde durabilmesi gerçeğidir.
      Akhisar bugün 12 milyon zeytin ağacıyla, tarımsal sanayisiyle, organize sanayisiyle, mezbahasıyla, Pazar yerleriyle, belediye binasıyla, mavi ve yeşilin kucaklaştığı göletiyle, mahalle konaklarıyla, 553 yıllık Çağlak Festivaliyle, Akhisar’dan Bosna’ya – Ayvaz Dede’den Şeyh İsa’ya sınırları aşan kültürel birikimiyle,  gün ışığına çıkarılan arkeolojik zenginlikleriyle, her alanda yaptığı bilimsel işbirlikleri ile kendi coğrafi sınırları içine hapsolmuş bir kent değil artık. Dün bütün kentsel birikimimizle İstanbul’daydık, Antalya’daydık, Çeşme’deydik, bugün Roma’dayız.
 
        Bütün bu oluşumu sağlayan, yukarıdan aşağıya değişen basitçe bir yönetim anlayışı değildir. Değişen bu şehrin farkındalığıdır, kent ruhudur. Eğer bunlar olmasaydı, salt yönetsel yapının değişmesiyle ilk kez bir ilçede Alış-veriş festivalini gerçek anlamıyla yaşayamazdık.
 
Ticaret ve Sanayi Odamızla, esnafımızla, esnafımızın ahi’lik ruhuyla bir arada 27-28-29 Ocak’ta Akhisar’ı bir alış-veriş metropolüne dönüştürdük. Kış dönemine denk gelen soğuk günlere rağmen sokak gösterileri, müzisyenler ve defilelerle canlanan sosyal ve ekonomik hayat adeta Akhisar’a yeni bir bayram kazandırdı. Bütün bunlar sadece yöneterek sağlanamaz.
 
        Bir ilçe takımını daha ikinci sezonunda Bank Asya 1. Ligden, Spor Toto Süper Ligi’ne çıkarmak için sadece yönetmek yetmez, bizler sadece yönetmedik, sürekli olarak insani değerlerimizi ve birlikte yol almayı öne çıkardık. Bugün Spor Toto Süper Ligindeyiz, bu bir tesadüf değil. Akhisar Belediyespor’un başarısı, Türk Futbolu adına bilimsel bir tez çalışması olacak nitelikte bir başarıdır. Bunu bütün Akhisar olarak hep birlikte başardık. Omuzlarımızda çok ciddi bir yük var, bu başarıyı yadsımadan Akhisar bu yükün ve sorumluluğun gereğini yerine getirecektir. Bu başarı Akhisar’ın potansiyelinin, birikiminin başarısıdır. En önemli olanı da sadece yönetmek değil bu potansiyel ve birikimin farkına varmasını sağlamaktı.
 
        Artık Akhisar bizim önümüzde koşuyor; en kısa zamanda Süper Lige yakışır bir Stadyum ve Gölete yakışır bir amfi tiyatro ile başarılarımızı ve birlikteliğimizi taçlandırmak istiyoruz.
 
3 Eylül 2012
Salih HIZLI
Akhisar Belediye Başkanı